Bu gun 06 Nisan 2008, su an saat: 04:35… Bu yaziyi yayinlar miyim bilmiyorum, ama kesinlikle icimdekileri yazma ihtiyaci hissediyorum su an… Sabahin bu saatinde ayakta ne isin var dediginizi duyar gibiyim!!! Normalde sabah 5-6 gibi uyaniyorum ama bu sabah daha da erkenciyim… Nedeni ise disarida deli gibi yagan yagmur ve evin icini gunduzmuscesine aydinlatan simsekler…
Biliyor musunuz ben gok gurultusunden ve simsekten cok korkarim aslinda, uyandigim gibi m&m’i aradim evin icinde… Masasinin basinda calisiyordu tabii… Hemen sicacik sarildi bana, biliyor cunki gok gurultusunden ve simsekten korktugumu… Ona ilk soyledigim sey; Simdi o evsiz kadin nerdedir?, Ne yapiyordur acaba bu yagmurda ? Kendisini bu yagmurdan koruyacak bir yer bulmus mudur ki ???
Canim sevilim guzel kocam, m&m’im beni teskin etmek ve sakinlestirme cabasiyla; “korkma simdi sicacik bir yerdedir, Deny’s’e ve ya Walgreens’e gitmistir mutlaka, biliyorsun oralar 24 saat acik, merak etme simdi bu yagmurda disarida degildir, mutlaka korunakli bir yerdedir…” Umuyorum ki simdi yagan bu yagmurda m&m’in de dedigi gibi korunakli bir yerdedir o kadin.
Ne kadar sansliyim diye gecirdim icimden… Korktugumda, uzuldugumde, sevindigimde bana sarilacak, beni dinleyecek, derdime sevincime ortak olacak dunyalar tatlisi bir insana ve bana her daim acik olan o sicacik kucaga sahibim… ama o kadin ? Simdi bu yagmurda onun kimsesi yok iste…
Yardim kabul edecegini bilsem, onun bir icin bir sey yapabilecegimi bilsem hic dusunmem hemen yaparim… O kadar gururlu ve magrur ki, para ve herhangi baska bir seyi kabul etmeyecegini de biliyorum !!! Asla kimseye el acip dilendigini ve ya birinden yardim taleb ettigini gormedim… Kimsecikleri rahatsiz etmez, basi her zaman diktir. Yaa Starbucks’ta kahvesini yudumlar ya da kutuphanede yipranmis defterlerine bir seyler yazip cizer, ya da kitap okur hep…
Aksam olupta, her yer kapandiginda, kepenkler indiginde ise, ufak tefek esyalarini tatsidigi surgulu kucuk valiziyle bir kosede oturuken gorurum onu… Her yer kapanipta kendi basina bir kosede kaldiginda ise kimseyi gormez gozu, basi onunde , kendi halini, kendi hayatini dusunur… Muhtemelen kendisine yapilan kotulugu ya da finansal anlamda yapilan hatalari dusunuyordur :((
Buraya ilk yerlestigimden beri goruyorum onu… Kimseye zarari olmaz dedigim gibi, cok gururludur… Mukemmel bir Ingilizce’yle konusur ve her zaman basi dik ve asil gorunur… Olabildigince bakimlidir, her zaman ayaklari ojelidir ve temiz gorunmeye calisir… Belki de kimse onun evsiz oldugunu anlamasin ve kendisine saygi duyulsun istedigi icindir..! Hem bir oje ne kadar pahalli olabilir ki Allah askina…
Onun bu yonunu kesinlikle takdirle karsiliyorum, bakimli gorunmeye calismakla benim saygimi daha en basinda kazandi zaten.. ama o minik surgulu valizi yok mu, iste onu, onun evsiz oldugunu ele veren yegane kanit… Onu da birakabilecegi bir yer olsa belki bir sansi olacak… Belki de kimse evsiz oldugunu anlamayacagi icin is gorusmesine bile rahatlikla gidebilcek o zaman… Ama rengi agarmis o surgulu minik valiz onun icin hayati onem tasiyor elbette, birakamaz kimselere guvenipte… Gecenin sogunda onu sicacik tutacak kazagi, yedek ic camasirlari, pembe ojesi ve yipranmis defter var o cantanin icinde… Gercekten kimslere birakilamayacak kadar degerli seyler bunlar !!!
Aklimdan bu kadinla ilgili o kadar cok senaryo geciyor ki, hangisi dogru bilemiyorum ama hepsinin bir arada dogru olma ihtimali de yuksek… Hani hayat vurur ya insana, felegin sillesini yemek diye bir deyim vardir yaa, bu kadina bakinca gordugum de iste bu… Saniyorum su an 40-45 yaslarinda… Vucudu, gencligi, sagligi onu ilk tanidigim gibi degil artik… surekli bir cokus icerisinde ama hayatla olan mucadelesinde de pes etmemekte kararli…
Aslinda bu kadinla buraya ilk geldigim donemlerde tanisip, konustum, adini da biliyordum… ama zaman gozle gorunmeyen seyleri sildigi gibi onun adini da hafizamdan sildi (zaten bir kere gordugum ve konustugum kisilerin isimlerini hatirlama konusunda pek de basarili olamadim bu zamana kadar, belki de bir daha gormeyecegimi dusundugum icin o an ucup gitti aklimdan ismi, ama yuzunu ve bakisini asla unutamadim...)
Dedim ya onu Miami’ye yerlestigimden beri goruyorum diye… Ilk geldigim zamanlar bir sevgilisi vardi. O da evsizdi !!! Sevgilisi burdaki bir restoranin mutfaginda bulasik yikayarak ve copleri atarak gununu kurtarmaya calisiyordu… Iki kisi hayat biraz daha cekilir diye; sevgiliden ziyade bir dost gibi, cinsellikten ziyade omzunda aglayabilecegi bir dost oldugu icin birlikteydiler…
Adam asla konusmaz, kimseye guvenmez ama gulen bir yuze de daima gulumseyerek cevap verirdi… Onun konusamadigini, dilsiz oldugunu saniyordum ama degilmis… insalara guvenmedigi icin kimseyle konusmazmis… Bana bunu o evsiz kadin soylemisti o zamanlar… Benimle de cok nadir konusur derdi hep o kadin…!!! Insan sevgilisiyle konusmaz mi ??? hayat iste… insani bu hale de getirbiliyormus demek ki… ama o adama da helal olsun !!! Evsiz oldugu halde pes etmeyip, ekmegini kazanmaya calisiyor, hala da calsiyor… ama o adam da aynen bu kadin gibi 2 yil icerisinde cok degisti !!!
Kadin hala hayata tutunma, aklina mukayyet olma cabasindayken, adam akli dengesini kaybetmek uzere, bakislari bile cok degismis… O calistigi Cin restoranin mutfaginda sagliksiz seyler yemekten cok kilo almis bu sure icerisinde… saniyorum ki hala ayni yerde gunluk harcligi icin calisiyor ama is bitiminde onu sokakta gordugumde kendi kendine surekli konusuyor, bakislari bir garip… zarar verecek cinsten degil ama ilk gordugum de oldugu gibi anlamaya calisir sekilde bakmiyor artik, bos ve hissiz bakiyor…
Bu evsiz adam ve kadin su an ayrilar, hatta 1 yildan fazla bir suredir birlikte degiller artik.. Neden ayrildilar bilmiyorum… belki adam aklini yitirmek uzere oldugu ve kadinla anlamli bir seyler konusmadigi icin ayrildilar , belki de kadin calismadigi ve adamin harcligi ikisine de yetmedigi icin… Bilinmez !!!
Hayat gercekten cok zor ve ikisinin de cabasi takdire deger kesinlikle !!!
Bu arada gecen gun kutuphane de yanimda oturyordu demistim yaaa, belki de kendi hayat hikayesini insanliga ibret olsun diye kaleme aliyordur. Bu da bilinmez ama onunla su an konusabilmek icin neler vermezdim… Biliyorum ki yanina gitsem bir “merhaba” desem beni geri cevirmeyecek, hatta reddetmeyecek konusmak icin, memnun bile olacak buna ama cesaretim yok…!!! Onu yansilikla kirmaktan, incitmekten korktugum icin gitmedim kutuphanedeyken yanina !!! ama onunla konusmayi cok istiyorum, bana derdini, nasil bu hale geldigini anlatsin cok isterim… Beni dinle desin, seve seve dinlerim onu !!!
Biliyor musunuz, bir kolu felcli bu kadinin, ablam gibi !!! Muhtemelen o da kucukken ablam gibi “menenjit” gecirdi ve bu hasarla yasamak zorunda su an (ben size dunyalar guzeli canim ablamdan da bahsetmedim degil mi ?, muhtemelen de bahsetmeyecegim bundan sonra ama canim ablamin, guzel ablamin benim icin bu dunyadaki en degerli varliklardan biri oldugunu da bilmenizi isterim :)) Bilseniz oyle ozledim ki ablami :) )
Hayat gercekten zor bu kadin icin !!! Evsiz, barksiz, parasiz, pulsuz, ustelik sokakta bu haliyle yasam savasi veriyor ve kimseye de bunun icin el acmiyor… Onu seven bir ailesi var miydi acaba ??? Sevgilisi de mi hic sevmedi onu? Dogdugunda sokaga mi biraktilar ya da yetimhane de mi buyumek zorunda kaldi ??? Evliydi belki de, kocasi cocugunu alip onu sokaga mi atti !!! Bilmiyorum ama bildigim bir gercek var ki bu kadin icin gercekten cok uzuluyorum… Eminim onun hakkinda ki bu duygularimi bilseydi, kesinlikle bunu istemezdi, kendisine acinsin istemezdi !!!
Belki bir ara size evsizler icin Downtown’da bulunan Camilla’s House’dan bahsederim ama bu kadinin orda yasamak yerine yasadigim bolgede bulunmasina seviniyorum… Evsizler icin yatak ve yemek saglamasina ragmen cok kotu bir yer… O kadina zarar verebilecek yapida cok insan var cunki o evde.
Ayrica burda evsizler icin hazirlanmis progamlar var… Detaylarini tam olarak bilmiyorum ama giysi ve yemek icin cep harcligi ve is bulabilmelerinde yardimci olmak uzere hazirlanmis rehabilitasyon programlari var… Saniyorum bunlardan birine katiliyor, o yuzden bu bolgede bulunmasina seviniyorum onun !!! Burasi guvenli bir yer ve ne zaman basi sikissa burdaki polisten yardim alabilir, polislerimiz her zaman kibar ve yardimci olmaya hazirdir burda…
Camilla’s Hosue’un da nasil bir yer oldugunu, Will Smith’in oynadigi “The Pursuit of Happyness” adli filmi izileyenler anlayacaktir… Evsizler icin kurulmus (bir vakif ya da bir hayir sever tafindan) gunluk giris cikis yapilan, onunde uzun kuyruklarin olustugu, yatak sayisi doldugunda insanlarin kapida kaldigi bir yer !!! Bu tur evlerde, yatak kapma savasi her aksam var, cunki sabah oldugunda yatagini bosaltmak zorundasin ve bu benim yatagim diye bir sey soz konusu degil kesinlikle… Her aksam ayni yarisa ve kavgaya tekrar katlanmak zorundasin…
Ben size bunu daha sonra anlatirim… Cunki su an cok yorgun hissediyorum kendimi !!! Fiziksel olarak degil ama duygusal olarak gercekten cok yoruldum…
Kendinize ve sevdiklerinize sahip cikin ve ihtiyaci olan birileri icin ufacikta olsa her zaman yapabileceginiz bir seyler oldugunu unutmayin !!! Bu gun ihtiyaci olan birine yardim etmeye ne dersiniz ???
Sevgilerimle;
Moonsun
************************************
Kisa bir not (1): Bu yaziyi yazali bir kac gun oldu, yayinlamayi dusunmuyordum aslinda... ama simdi yayinliyorum... Arkadaslar biliyorum bu yazi cok uzun bir yazi oldu, okumak istemezseniz de sizi anlayisla karsilarim… Bir de bir kac gun ortalarda olamayacagim, sonra beni “hayirsiz” diye itham etmeyin de… !!! Buna cok uzulurum :((
Kisa bir not (2): Arkadaslar bir de unutmadan yan kolona “Satir Arasi” diye bir bolum ekledim, hemen profil resmimin altinda… Eski yazilarimindan sectiklerim yer aliyor bu bolumde… Bu bolumu sik sik guncellemeye calisacagim. Umarim bu satir aralari benimle ilgili merak ettiklerinize birazcik daha anlam katar...
************************************
2008 BLOG ODULLERI
2008 Blog Odulleri'ne KISISEL kategorisinde bende kaydoldum :)) Olur da oy vermek, beni onermek isterseniz diye diyorum :))
************************************
Labels: Evsiz Kadin, Homless, Miami View, SatirArasi, Yalniz Kadin